Bizimle iletişime geçin

Söyleşi

‘Etki ajanlığı yasa tasarısına herkes karşı çıkmalıdır’

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) İzleme Koordinatörü Gürkan Özturan, etki ajanlığı yasa tasarısının toplumu çok olumsuz bir şekilde etkileyeceğini vurgulatarak, “Herkesi izole edebilir. İntikam amaçlı toplumun kökünü kazıyacak şekilde ve çoğulculuğu yok edecek şekilde bir güce dönüşebilir” dedi.

Yadigar Aygün / İstanbul

9. Yargı Paketi ile birlikte birlikte gündeme gelen “Etki ajanlığı” düzenlemesi yasalaşırsa, “devletin güvenliği aleyhine yabancı devlet veya organizasyonların çıkarları doğrultusunda, Türkiye; vatandaşları, kurum ve kuruluşları hakkında araştırma yapan ve yaptıranlar” hapis cezası alacak. Birkaç aydır Türkiye’de “Etki ajanlığı” yasası tasarısı konuşuluyor fakat bu yasa tasarısı ile ilgili çok az bir bilgiye sahibiz. Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) Medya Özgürlüğü İzleme Koordinatörü Gürkan Özturan ile “Etki ajanlığı” yasa tasarısını ve bu yasa tasarısı Meclis’ten geçer ise topluma yönelik sonuçlarını konuştuk.

Etki ajanlığı yasa tasarısı nasıl ortaya çıktı? Türkiye’de yasa yapım süreçleri nasıl işletiliyor?

Gürkan Özturan: Etki ajanlığı yasası tasarısı 2012 yılında Rusya’da ilk ortaya çıktığında Rusya’da tartışılmaya başlamıştı. Rusya’da bu kamuoyunda tartışılmaya açıldı. Toplumda belirli gruplara ve farklı farklı paydaşlara danışıldı. İnsanların bu yasa tasarısından haberdar olması sağlandı. Rusya’nın hiç iyi niyetli olmadığını bilsek de en azından bir prosedür izledi. Bir adım bir adım derken medya ve sivil toplum kuruluşlarının yok olma sürecini başattı. Türkiye’de de son yıllarda aslında dönem dönem iktidar mensuplarının farklı durumlarda gazetecilere, STK’lara ya da kendilerini eleştiren herhangi birine “etki ajanı” yaftası yapıştırdığını görüyoruz. Geçtiğimiz aylarda medyaya sızdırılan bir bilgi üzerine iktidarın böyle bir hazırlık içinde olduğunu öğrenmiş olduk. Türkiye’de etki ajanı nedir? diye yeteri kadar bir tartışma yürütülmedi. Daha önce Dezenformosyon Yasası’nda ve STK yasalarında olduğu gibi, sosyal medya yasalarının düzenlenmesinde bir çok yasa bir gece ansızın karşımıza çıkıyor, ertesi gün komisyonda tartışılmaya başlanıyor, ne olup bittiğini kimse anlamadan apar topar komisyon süreci bitirilerek Meclis’e götürülüyor. Meclis’te gece saat 01:00 civarında bu yasa tasarısı onaylanarak cumhurbaşkanının onayına sunuluyor. Türkiye’deki etki ajanlığı yasa-yapım süreçlerinin, demokratik süreçlerin göz ardı edilmesini defaletle görüyoruz. Bu yasa-yapım süreci de öncekilerde olduğu gibi yine kabusa dönüşecek gibi görülüyor.

Etki ajanlığı yasa tasarısı gazetecileri, STK’ları nasıl etkileyecektir? Bu yasa tasarısının olumsuz sonuçları neler olacaktır?

Gürkan Özturan: Etki ajanlığı yasa tasarısının şu an halini son halini görmedik. İktidarın nasıl bir hazırlık içinde olduğunu bilmiyoruz fakat medyada tartışılan hali ile karşımıza gelirse Türkiye’de ki bağımsız medya, STK’lar hatta ve hatta yurt dışı ile yakın ilişkiler sürdüren iş yapan, iş birlikleri bulunan, ortaklıklara imza atan pek çok kişi için çok büyük sorunlar yaratacağına benziyor. Etki ajanlığı yasası gazetecileri kesinlikle olumsuz etkileyecektir. Dezenformasyon Yasası çıkarılırken ‘Bu yasa asla gazetecileri sindirmek için kullanılmayacak sadece ve sadece toplumsal infial durumlarını önlemek adına bir önlem’ denildi. Ama yasanın çıkarıldığı ilk günden itibaren gördük ki bu böyle olmadı. Gazeteci Sinan Aygül’e ceza verildi ve bu üst mahkemeye gitti. İktidarın, iddiasının tam aksine gazeteciye hüküm bile açıklandı. Etki ajanlığı yasasından da farklı bir sonuç beklemiyorum. Zaten Türkiye’de içler açısı olan medya özgürlüğünün durumu çok kötü. Bu yasa ile birlikte medya özgürlüğü daha geriye götürmesini bekliyoruz. Bağımsız medyaya baskı artacaktır.

Türkiye’de basın özgürlüğü her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Bu yasa tasarısı Türkiye’deki basın özgürlüğünü olumsuz etkileyecek midir?

Gürkan Özturan: Türkiye medya özgürlüğünde hak ihlalleri konusunda hep başı çekti. Bu yasa Meclis’ten geçer ise medya özgürlüğü ihlallerinin artık arşa çıkmasını bekliyorum. Basına verilen demeçlerden anladığımız kadarı ile bağımsız medyayı da töhmet altında bırakıp herkesi suçlu ilan edebilecek düzenleme geliyor gibi görünüyor. Son halini görmüş değiliz fakat şuana kadar yansıyan yorumlara göre oldukça yok edici bir özelliğe sahip gibi görülüyor.

Bu yasa tasarısı toplumu nasıl etkileyecektir?

Gürkan Özturan: Etki ajanlığı yasa tasarısı ile uluslararası destek almayı insan hakları desteklerini kabul etmeyi suçlulaştırmak aynı Rusya’da olduğu gibi insanlar üzerinde tam bir tahakküm kurma amacı güdüyor. Bu nedenle de bu yasa tasarısına karşı çıkılmalıdır. Bu yüzden bu yasa tasarısının dedikodusunu duyduğumuz andan itibaren bütün STK’lar, bağımsız medyaya çağırımızı yapmıştık buna karşı bir ses çıkarın tepkinizi ortaya koyun diye, çünkü böyle bir yasa geçerse Türkiye’de sivil toplumun kökünü kazıyacak bir ortamı yaratırlar. Böyle bir yasada iktidarın iktidarda kalacağı meçhuldür bir iktidar değişiminde böyle bir yasa tasarısı ya da yasa doğrudan doğruya intikam amaçlı toplumun kökünü kazıyacak şekilde ve çoğulculuğu yok edecek şekilde bir güce de dönüşebilir. Böyle bir yasaya dayanarak çok daha kötü yerlere de gidebilir. Bu yasa tasarısı toplumu toptan bir gözetim hem de toplumu sindirme aracına dönüşür. Bu yasa yalnızca gazetecileri, STK’ları değil, uluslararası her hangi bir iş yapan herkesi suçlu ilan edebilir yasa tasarısı. Herkesi izole etmeye yönelik bir davranışa dönüşebilir.

Bu yasa tasarısına karşı neler yapılmalıdır?

Gürkan Özturan: Bu benim için çok önemli bir konu. Raporlarımızı yazarken daha önceki yasa tasarısı süreçlerini de takip ettim. Maalesef ve maalesef bu yasa-yapım süreçlerinde toplumsal tartışmaların içeriklerine baktığımızda içeriklerin yüzde 98’i iktidar destekçisi medya tarafından oluşturuluyor. Ve bu yasa tasarılarını destekler nitelikte içeriklerden oluşuyor. Karşında eleştiren bir bağımsız yerden bakan bu yasa tasarılarını irdeleyen görüşler çok az ve sınırlı kalıyor. Bu nedenle aslında bu içerikler propaganda araçlığı ile rıza üretimi oluşturuluyor. Bunun karşısında durabilmenin yolu ise bu yasa tasarıların henüz dedikodusu çıkmışken nitelikli bir şekilde medyada yansıması ve buna dair demeçler verilmesi gerekiyor. Bu yasa tasarısının irdelenmesi, kamuoyunun tartışmalara sürüklenmesi bu sayede toplumda en azından farkındalığın artırılarak, topluma ne şekilde olumsuz etkiler edebileceğinin gösterilmesi gerekiyor. Bu sayede bu yasa tasarısı Meclis’e geldiğinde milletvekillerinin buna karşı direnebilmesi gerekiyor. Bağımsız medya bu konuyu ele alıp nitelikli bir şekilde tartıştırmaz ise yine diğer yasa tasarılarında olduğu gibi “Biz buna karşıyız” dan öte başka bir söylem üretmez ise yine aynı sonuç ile karşı karşıya kalacağız.

Photo credit / Dilara Koşar



Haziran 2024
PSÇPCCP
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Daha Fazla Söyleşi Haberler