Bizimle iletişime geçin

Emek

Çağrı-İş Sendikasından düşük ücret, mobbing ve tacize ilişkin açıklama

Çağrı-İş, düşük ücretler, mobbing ve taciz gibi sorunlarla mücadelede, mahkemeleri ittiraz edildi.

Çağrı-İş, düşük ücretler, mobbing ve taciz gibi sorunlarla mücadelede, mahkemeleri ittiraz edildi. Mahkemedeki itiraz süreci devam ederken çalışanların düşük ücret ve kötü koşullarda çalışmaya devam ettiklerine dikkat çekerek yazılı bir açıklamada bulundular.

Çagri-İş, kuruldugu günden itibaren sektörü nerdeyse kendi kaderine bırakanların aksine, gönüllülerinin canlarını dişine takarak, el birliği ve imece usulü geliştirdikleri bir süreç sonunda, ülkede örgütlenme için getirilen yasal baraj olan tüm çalışanların %1’inin örgütlenmesi zorunluluğunu aştı. Bu Türkiye’de benzeri olmayan bir süreçtir. Yine aynı sürede bir Kanada firmasi olan Telus International içinde de çalışanların 1000 kadarı ve %60’1’ne yakınını sendika çatısı altında topladı. Bu işyeri dışında onlarca başka işyerinde de çalışmalarını geliştirdi. Taşra şehirlerde faaliyet göstermeyi tercih eden küresel sermayenin büyük firmalarına karşı yine bu şehirlerde örgütlenme çalışmaları geliştirdi. Çagri-İş’in Telus International firmasında yetkili sendika olmak için yaptığı yetkili başvurusu T.C. Çalışma Bakanlığı tarafından onaylandı. Sendika istatistiklerinde Çagri-İş’in ülke barajını da aştığı yine T.C. Çalışma Bakanlığı tarafından onaylandı. Ülkenin ucuz emek cenneti olmasından da kaynaklı tüm dünyada belki de en karlı operasyonların ülkemizde ulasan Çağrı Merkezi işverenleri bu durumu, çalışanlarının anayasal haklarına saygı göstermek, çalışanların özlük haklarının, çalisma koşullarının iyileştirilmesi için yasal haklarını kullanarak sendikalı olma karar ve iradelerine saygı duymak yerine, tam tersi bu devranın böyle sürmesi için Çagrı-iş e çeşitli karşı davalar açtılar.

Ankara’da yerleşik çağrı merkezi şirketlerin, patronların kurduğu Çağrı Merkezi Derneği, Danıştay’a başvuruda bulunarak iş kolu değişikliği talep etti. Bu talebin aslında tek nedeni, Çağri-iş’in sektörde yarattığı örgütlenme rüzgarını kesmek, önünü almak için yasal boşlukları sonuna kadar kullanmak ve Çağri-iş bu açıdan işlevsiz hale getirmek. Paniğe kapıldıklarını biliyor, görüyorduk. Ancak bu paniğe Danıştay’ın hızlıca karar alarak, diğer muhataplarına sormadan destek olmasını da beklemiyorduk. Oysa daha 2021 yılında yine benzer bir başvuru ile çağrı merkezlerinin iş kolu iletişim olarak onaylanmıştı. Bu karardan bu kez de Çağrı-İş’in giriştiği örgütlenme rüzgâri ve şimdiden sektör dinamiklerini çalışanlar lehine değiştirmesi vesilesi ile caydikları görülüyor. Sirketler, çalışanlarını sendikal örgütlenmeden kaçırmak için daha ne kadar pervane olacaklar, ibretle izliyoruz. Şu anda 2800 üyemiz bu kararla adeta sendikadan bir hukuk kararı yoluyla silinmis durumda. Ve yeni sendikal olmaya çalisan arkadaşlarımızın e-devletten Çağrı-İş’e üye olmaları engellenmiş durumda. Ama sadece izlemeye devam etmiyoruz. Öncelikle bu kararın geri alınması için yasal yollar kullanmaya çalışacağız. Bu noktada büyük hukuk büroları ile anlaşmış ve bu konulara tonla para dökmeye niyetli işverenler karşısında, gönüllü sendiktaci olarak bizlerin ve yardımlarını esirgemeyen dost hukuk insanlarının ne sonuçlar alabileceygini göreceğiz.



Kasım 2024
PSÇPCCP
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Daha Fazla Emek Haberler